Yukarı Çık
Etkinlik Formu

İyi ki Üsküdar Var Kent - Yaşam | Seyahat Özgürlüktür


SEYAHAT ÖZGÜRLÜKTÜR,
AYAKLAR DA ÖZGÜRLÜĞÜN SEMBOLÜ


Uyandığımda bazen hangi şehirde olduğumu hatırlamam birkaç saniye alıyor. Geçen sene 37 kere uçağa binmişim, Kuş Kadın lakabı oradan kaldı... Yolculuklar, yol hikayeleri, yollarda kaybolmak… Size rastgelenin sihrinde büyülenmek, biriktirdiklerinizle kendi derinliğinize ilerlediğiniz bir hikaye. Gerçek keşif gezisi yeni yerler aramak değil, yeni gözlerle bakabilmek aslında. İnsan yaşı kadar ülke gezince kendini oralıyım buralıyım diye tanımlayamıyor. O yüzden her gittiğim yere bir şey dikiyorum. Onlar kök salsın, ben dünyaya yayılayım. Aidiyet hissim yok.


Okumak, dünyaya pencereler açtığımız bir eylem. Ama okuduklarımızdan kendi yorum ve düşüncelerimizi çıkartamıyorsak, kendi anlayışımızı geliştiremiyorsak, bu sadece bilgi hamallığı olur. Okumak ve gezmek hayat bilgisi benim için. Yazmak da bir o kadar kuvvetli bir dürtü. Üçü bir arada, ruhun gıdası. Bir arkadaşımın yazdığı kitabi okuyorum bu seyahatimde. "Kendinden kaçarken yakaladım seni”… Dr. Ebru Nurluoğlu'ndan… ‟İnsan ne zaman kendisi?” diye sorduruyor bana.


Mutluluğu çok önemsiyoruz. Duyarlılık, egodan vazgeçmek falan... Her dönemin moda tabirleri. Mutluluk, yüzünüzle ayaklarınız aynı yere bakmıyorsa mümkün değil. Bir şey isteyip de aksi yönde hareket ediyorsan nasıl mutlu olacaksın ki? ‘İnsanlar duyarlı görünmeye harcadıkları zamanın onda birini duyarlı olmaya harcasalar, ne güzel olurdu’ diyen bir duvar yazısı asmalı meydanlara. İnsanın ben'inden kurtulması büyük çaba ve farkındalık. Halbuki bencilliğinden kurtulmalı önce insan.

Bir dolu öğrenilmiş çaresizliğimizle, başkalarından ödünç gözlüklerle yaşıyoruz hayatı. Kör sağır. Halbuki hayatın bir demosu yok, harcadığımız hayat bizim. Özgürlük, iyilik, güzellik, paylaşmaktan başka ne var ki anlamlı...


DOĞA BİZE ZENGİN YA DA FAKİR OL DEMEDİ, AMA ÖZGÜR OL DİYE YALVARIYOR

Dünya bizim evimiz, gideceğimiz şimdilik başka bir yer yok. Mars’taki koloni önümüzdeki yılların projesi. Bir sürü boş arazi var, cıvıl cıvıl ekosistemler kurmak mümkün el birliği ile. Toprak küstü mü geri gelmiyor, su da öyle. Emeğin karşılığını aldığınız en cömert şey toprak, bütün çabaya değiyor. Dünya temiz enerjilere yönelmeli topyekün! Acil kodu geçiyoruz etrafa, iklim değişikliği zirve toplantılarında olayın vahameti anlatılsa da insan bu dünyaya gelmiş en arsız misafir. Dünya evimizi çöple dolduran, yağmalayan bütün saldırgan enerjilere karşı kendi adıma, elim belimde yıllardır aktivist yönümle mücadele ediyorum. Bostan korkuluğu misali. Tabii biraz daha sevimli bir şekilde, örgütlenerek çoğalıyoruz, bu konuda bilinç, farkındalık ve iyi niyet çok önemli.




Tasarımcı olmasaydınız, ne olurdunuz gibi çok klişe bir soru sorulur bana sürekli. Kesinlikle manav olmak isterdim! Ciddiyim! Çiçek yerine sebze buketi tercih eden kadınlardanım. Erkekler eşlerine benim yaptığım buketleri götürseler. Düşünceli ve fonksiyonel. Limon ve naneyi her yere ekesim var. Atık sebze ve meyveden eko tasarım adına deri üretildi. Çevre dostu tasarım konusu Türkiye’nin önceliğinde şekillenmeli ve sürdürülebilir tasarım adına okullarda dersler verilip yarışmalar düzenlenmeli. On tasarımcıdan ikisi eko tasarıma yönelse mesela. En fazla atığın ve ziyanın tekstil konusunda olduğunu bilince, dünyanın geleceğinde hem tasarım hem de çevre adına bir sorumluluğun olduğunu fark ediyorsun.



Tasarım konusunda ana meselem geri dönüşüm. Bu konuda dünyanın her yerindeki gelişmeleri takip eden, eğitim ve uygulama alanlarında paylaşımlar yapan bir ekibin üyesiyim. Avrupa’nın bazı şehirlerinde bir tek naylon poşete bile artık rastlayamazsınız. Yanınızda taşımayı unuttuğunuzda da ekolojik poşetlerden satın almak zorunda bırakılırsınız. Üsküdar Belediyesi’nin de bu yönde bir hazırlığı olacak. Çevre dostu girişim ve uygulamalar konusunda çok hevesli, istekli ve samimi atılımlara şimdiden başladılar. Ben Üsküdar’ın kendi kendine yeten, kendi çöpünü değerlendirebilen öncü bir şehir markası olacağına inanıyorum. Tabii ki belediye iş birliğine duyarlı Üsküdar sakinlerinin yardımı ile. Bu konuda bütün tasarımcı ve sanatçı arkadaşlarımıza da görev düşüyor, iyi niyetli katılımlar zaten hemen değerlendiriliyor.



Dünyanın en kutsal şeyi ilham. Üsküdar bu anlamda güzel bir liman. Üsküdar sultanları ve Kız Kulesi şimdiden kulağıma fısıldamaya başladı bile. Üsküdar’da katibimi beklerken çekimlerinden dur bakalım neler çıkacak! Bu arada Kız Kulesi’ne bir duvak tasarlasam da uçuşsa. Hayalleri olmayanın kanatları da yoktur, uçuşalım özgürce.


Hala beğendiğim kapıları çalıp çalıp kaçan küçük çocuklar gibiyim. Kapılara bir güzellik bırakmak şartıyla. Bazı kapılar kesinlikle çalınmayı hak ediyor. İyilik sokaklarda bulunmaz, onu biz insanlar birbirimizden öğreniriz.


Dünyada sevginin kutsallığından bahsediliyor falan ama sevgi aslında talan ediliyor. ‘Seviyordum, öldürdüm’ diye bir deyim düştü hayatlarımıza. Ben şefkat dilini daha çok önemsiyorum, kendimden dışa doğru yaydığım… Sevmenin nasılı, on bin kelimelik bir tez konusu. Sevmeye kendinden başlamak lazım.


Zaman diye bir şey yok, anı yakala. Zaman bulamam diye bulaşmak istemediğim projelerde, anladım ki çok güzel anlar ve anılarım var. İyilik, mutluluk, paylaşmak ve üretmek üzerine. Teşekkürler Üsküdar! Bulaşıcı bir gülümseme var bu sokaklarda. Asık suratlı insanlara ceza kesen bir katibim dolaşıyor sanki diye düşünüyorum.